Polen, geçici eğilimlerin değil, kalıcı sadeliğin izini süren bir oturma fikridir. 20. yüzyılın başındaki işlev merkezli düşünceden ilham alır; süsten arınmış çizgiler, doğru oranlar ve dengeli kütle anlayışıyla şekillenir. Bauhaus döneminin “gereksiz olanı azalt, özü görünür kıl” yaklaşımı bu modelin sessiz omurgasını oluşturur. Alçak silueti, yatayda ilerleyen formu ve kesintisiz oturum yüzeyi, mekânla rekabet etmeyen; onu tamamlayan bir duruş sergiler. Dokusu gözü yormaz, ölçüsü alanı sıkıştırmaz, varlığı ise zamana bağlı kalmaz.